İstanbul İzmir Ankara
17°C 14°C 9°C
   
   
Eklenme: (28.10.2010 09:00:14) 

Semtimize yeni açılan Güngören Merkez Sağlık Ocağı’nın başhekimi Prof. Dr. Mehmet Yıldırım ÇETİN ile sizler için röportaj yaptık.

   Semtimize yeni açılan Güngören Merkez Sağlık Ocağı’nın başhekimi Prof. Dr. Mehmet Yıldırım ÇETİN ile sizler için röportaj yaptık.

    İşte röportajımız:

    Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?  

    Güngören Merkez Sağlık Ocağı’nın sorumlu hekimiyim. 12 yıldır bu görevde bulunuyorum.

    Hedefleriniz neler olacak?   

    Benim kişisel hedeflerim önemli değil. Önemli olan bağlı olduğumuz bakanlığın yani Sağlık Bakanlığının belirlemiş olduğu    

    hedefleri gerçekleştirmek. Bizim öncelikli hedefimiz bu.  

    Bu sağlık ocağında hangi birimler mevcut? 

    Buradaki birimler; poliklinik odaları, acil müdahale odası, çocuk muayene odası, gebe ve lohusa takip odası, aşı odası

    Tam zamanlı tüm branşlar olacak mı?   

    Burada tam zamanlı tüm branşlar olmayacak. Sadece aile hekimliği olacak  

    Randevu sistemiyle mi çalışacaksınız? 

    İlk olarak randevu sistemiyle çalışmıyoruz. Müracaat eden her hastaya hizmet verilmesi öngörülüyor. İleri ki aşamalarda

    hizmet kalitesini artırmak açısından randevu sistemine geçilmesi planlarımızın arasında

    Bölge itibariyle kalabalık bir nüfusa sahip bir yer burası. Bu sağlık ocağı buraya yeterli olacak mı?

    Nüfusun kalabalık olması önemli değil. Her hekime 3700 civarında vatandaşımız bağlanmış durumda. Yani

    kalabalık olması önemli değil. Zaten ne kadar kalabalık oluyorsa doktor sayımızda o oranla artıyor. 3700 civarında

    kişiye bir doktor yetmektedir                                                         

    Diğer yerlerdeki gibi yığılmalar ve muayene kuyruklarının olacağını düşünüyor musunuz? 

    Olacağını düşünmüyoruz  

    Kamu hastanelerinde hep korktuğumuz bir durum vardır. Asık suratlı personelin bizi azarlaması, bilgi vermekten

    çekinmesi ve gereksiz beklemelerin olması. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?

   Bu konuya katılmıyorum. Hastanelerde bu tür sıkıntıların olduğunu söylememek mümkün değil ama bu, sadece hastanede

   çalışan doktor ve personellerle ilgili değil. Hastanede çalışan doktor ve personellerin bakabileceklerinin çok fazla üzerinde hasta        

   müracaatı olduğundan dolayı oradaki personel, başta doktor olmak üzere, tüm sağlık çalışanları aşırı derecede ezilmektedir.

   O kadar iş yükünün altında yüksek kalitede hizmet vermek mümkün değildir. Hizmet kalitesinin yükseltebilmek için hastanelerin  

    sayısının arttırılması, hastanelerin fiziki şartlarının düzeltilmesi doktor ve personele gerekli tavsiyenin yapılması gerekir. Ancak

   bundan sonra hizmet kalitesinin arttırılması mümkün olabilir. Yoksa biz hastanede yoğun bakımda çalışan; özellikle eğitim ve

   araştırma hastanelerinde çalışan arkadaşlarımızın durumunu görüyoruz. Günde 400-500 acil hastaya bakan bir hekimin olduğunu biz

   gözlerimizle  görüyoruz. Bir insana günde 400-500 kere ‘‘merhaba’’ desen yorulur.        

   Devletin kamu hastanelere verdiği maddi ve manevi destek yeterli mi sizce? 

   Hayır. Hiç yeterli bulmuyorum. Avrupa şartlarının olağanüstü gerilerinde  

   Genel olarak biz Güngörenlilere söylemek istediğiniz bir şey var mı? 

   Güngören; eğitim düzeyi diğer bölgelere göre oldukça düşük. Bu hizmet kalitesini etkileyen önemli faktörlerden birisi. Sağlık

   hizmetlerinin yanı sıra eğitim hizmetlerininde bu bölgede geliştirilmesinden yanayım. Ama her şartta bu bölgede görev yapan doktor

   arkadaşlarımın hepsi olağanüstü bir özveriyle çalışıyorlar. Güngören’de sağlık hizmetinin en iyi, en etkili bir şekilde verilebilmesi    

  konusunda herkes elinden gelenin en fazlasını yapmaya çalışıyor ve hepsinin çalışması takdire şayan

Haber \ Röportaj : Emircan KARATAŞ
gungorenhaberler.com

Facebook'ta Paylaş