Semtimize yeni açılan Güngören Merkez Sağlık Ocağı’nın başhekimi Prof. Dr. Mehmet Yıldırım ÇETİN ile sizler için röportaj yaptık.
Semtimize yeni açılan Güngören Merkez Sağlık Ocağı’nın başhekimi Prof. Dr. Mehmet Yıldırım ÇETİN ile sizler için röportaj yaptık.
İşte röportajımız:
Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz?
Güngören Merkez Sağlık Ocağı’nın sorumlu hekimiyim. 12 yıldır bu görevde bulunuyorum.
Hedefleriniz neler olacak?
Benim kişisel hedeflerim önemli değil. Önemli olan bağlı olduğumuz bakanlığın yani Sağlık Bakanlığının belirlemiş olduğu
hedefleri gerçekleştirmek. Bizim öncelikli hedefimiz bu.
Bu sağlık ocağında hangi birimler mevcut?
Buradaki birimler; poliklinik odaları, acil müdahale odası, çocuk muayene odası, gebe ve lohusa takip odası, aşı odası
Tam zamanlı tüm branşlar olacak mı?
Burada tam zamanlı tüm branşlar olmayacak. Sadece aile hekimliği olacak
Randevu sistemiyle mi çalışacaksınız?
İlk olarak randevu sistemiyle çalışmıyoruz. Müracaat eden her hastaya hizmet verilmesi öngörülüyor. İleri ki aşamalarda
hizmet kalitesini artırmak açısından randevu sistemine geçilmesi planlarımızın arasında
Bölge itibariyle kalabalık bir nüfusa sahip bir yer burası. Bu sağlık ocağı buraya yeterli olacak mı?
Nüfusun kalabalık olması önemli değil. Her hekime 3700 civarında vatandaşımız bağlanmış durumda. Yani
kalabalık olması önemli değil. Zaten ne kadar kalabalık oluyorsa doktor sayımızda o oranla artıyor. 3700 civarında
kişiye bir doktor yetmektedir
Diğer yerlerdeki gibi yığılmalar ve muayene kuyruklarının olacağını düşünüyor musunuz?
Olacağını düşünmüyoruz
Kamu hastanelerinde hep korktuğumuz bir durum vardır. Asık suratlı personelin bizi azarlaması, bilgi vermekten
çekinmesi ve gereksiz beklemelerin olması. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu konuya katılmıyorum. Hastanelerde bu tür sıkıntıların olduğunu söylememek mümkün değil ama bu, sadece hastanede
çalışan doktor ve personellerle ilgili değil. Hastanede çalışan doktor ve personellerin bakabileceklerinin çok fazla üzerinde hasta
müracaatı olduğundan dolayı oradaki personel, başta doktor olmak üzere, tüm sağlık çalışanları aşırı derecede ezilmektedir.
O kadar iş yükünün altında yüksek kalitede hizmet vermek mümkün değildir. Hizmet kalitesinin yükseltebilmek için hastanelerin
sayısının arttırılması, hastanelerin fiziki şartlarının düzeltilmesi doktor ve personele gerekli tavsiyenin yapılması gerekir. Ancak
bundan sonra hizmet kalitesinin arttırılması mümkün olabilir. Yoksa biz hastanede yoğun bakımda çalışan; özellikle eğitim ve
araştırma hastanelerinde çalışan arkadaşlarımızın durumunu görüyoruz. Günde 400-500 acil hastaya bakan bir hekimin olduğunu biz
gözlerimizle görüyoruz. Bir insana günde 400-500 kere ‘‘merhaba’’ desen yorulur.
Devletin kamu hastanelere verdiği maddi ve manevi destek yeterli mi sizce?
Hayır. Hiç yeterli bulmuyorum. Avrupa şartlarının olağanüstü gerilerinde
Genel olarak biz Güngörenlilere söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Güngören; eğitim düzeyi diğer bölgelere göre oldukça düşük. Bu hizmet kalitesini etkileyen önemli faktörlerden birisi. Sağlık
hizmetlerinin yanı sıra eğitim hizmetlerininde bu bölgede geliştirilmesinden yanayım. Ama her şartta bu bölgede görev yapan doktor
arkadaşlarımın hepsi olağanüstü bir özveriyle çalışıyorlar. Güngören’de sağlık hizmetinin en iyi, en etkili bir şekilde verilebilmesi
konusunda herkes elinden gelenin en fazlasını yapmaya çalışıyor ve hepsinin çalışması takdire şayan
Haber \ Röportaj : Emircan KARATAŞ
gungorenhaberler.com